Haber Zone

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri

Haber Zone Haber Zone -
76 0
meme prostat kanseri genetik - Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı Ortaya Çıktı: Risk Faktörleri ve Tanı Yöntemleri

Meme ve Prostat Kanseri: Beklenmedik Genetik Ortaklıklar

haberzone.com.tr olarak, sağlık dünyasındaki önemli gelişmeleri sizler için yakından takip ediyoruz. Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, farklı organlarda görülmelerine rağmen meme ve prostat kanserleri arasında dikkat çekici genetik ortaklıklar bulunduğunu belirtti. Bu keşif, kanserle mücadelede kişiye özel stratejilerin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

BRCA Mutasyonları: Ortak Bir Risk Faktörü Olarak Öne Çıkıyor

Prof. Dr. Burak Turna’nın vurguladığı en önemli noktalardan biri, BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların hem meme hem de prostat kanseri riskini artırabilmesidir. Bu mutasyonlar, kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri riskini yükseltirken, erkeklerde ise daha genç yaşlarda agresif seyreden prostat kanseri olasılığını artırıyor. Bu nedenle, aile geçmişinde kanser öyküsü bulunan bireylerin genetik taramadan geçirilmesi büyük önem taşıyor.

Meme prostat kanseri genetik bağlantısının anlaşılması, erken teşhis ve tedavi süreçlerinde kritik rol oynuyor. Örneğin, erken yaşta veya agresif tipte meme kanseri teşhisi konulan bir annede BRCA mutasyonu tespit edilirse, oğlunun da prostat kanseri riskine karşı genetik değerlendirmeye alınması öneriliyor. Tersine, metastatik veya yüksek dereceli prostat kanseri tanısı almış bir babanın kızında da meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler görülebileceği belirtiliyor.

Kanser Türlerinde Yüksek Sıklık ve Genetik Bağlantının Önemi

Verilere göre, meme kanseri dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olma özelliğini taşıyor. Her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski bulunuyor. Prostat kanseri ise erkeklerde en yaygın görülen kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor ve yaşam boyu görülme riski yüzde 12-15 civarında seyrediyor. Bu yüksek oranlar, iki kanser türünün altında yatan ortak genetik faktörlerin daha detaylı incelenmesini zorunlu kılıyor.

Prof. Dr. Turna, genetik analizlerin yalnızca risk belirlemekle kalmayıp, aynı zamanda erken tanı stratejilerinin oluşturulmasında da kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Bu analizler, gereksiz tedavi uygulamalarından kaçınmaya ve aile bireylerinin risk düzeylerini belirlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca, PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik kanser tedavilerinin planlanması açısından da genetik bilgilerin büyük bir öneme sahip olduğu ifade edildi.

haberzone.com.tr olarak, bu tür sağlık gelişmelerini aktarmaya devam edeceğiz. Sağlıklı günler dileriz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir